Şehmus Hazer : ‘‘Enerjik bir takım olacağız. Sezona damga vuran, değişik bir takım olabiliriz.’’
Şehmus Hazer : ‘‘Enerjik bir takım olacağız. Sezona damga vuran, değişik bir takım olabiliriz.’’

Banvit’in son dönemde çıkardığı bir başka genç yetenek olan Şehmus Hazer, yeni sezon öncesi Eurohoops’ta Utkan Şahin ve Semih Tuna'ya konuştu.

Banvit, geçtiğimiz sezon ligin düşük bütçeli takımlarından biri olmasına rağmen ligde son dördü görmeyi başardı. Üstelik Bandırma ekibi kötü başladıkları bir sezon da son dört takım arasına girdi.

Banvit’te sezon içindeki değişimin birçok farklı sebebi vardı ama aralarındaki en heyecan verici olanı altyapıdan çıkan oyuncuların yaptıklarıydı. Sezon başında kadro planlamasında yeri hiç olmayan ya da çok az olan Şehmus ile Rıdvan, sezon ortasında sahaya getirdikleri enerjiyle Banvit’in de kaderini değiştirdi.

Bu yazının konuğu olan Şehmus’un kendini gösterdiği maç ise Şampiyonlar Ligi’nde deplasman oynanan Nanterre maçıydı. Genç oyuncu, Fransa’da harika bir ikinci çeyrek oynayarak maçın gidişatını değiştirirken orada yakaladığı şansla sezon sonuna kadar Banvit’in rotasyonunda yer aldı.

19 yaşında olmasına rağmen sezonu da 27 maçta 4.2 sayı, 1.0 ribaund, 0.4 asistle tamamladı. Bu yaz U20 Avrupa Şampiyonası’nda bir yaş küçük olmasına rağmen Şehmus, 10.7 sayı ortalamasıyla takımın en skorer 3. oyuncusuydu.

İstatistiklerin ötesinde Şehmus’un saha içerisinde yaptıkları daha da ilgi çekici. O yaşta Türk basketbolunda topsuz oyunda bu kadar verimli olan, özgüvenli ve sezgileri kuvvetli çok fazla oyuncu izlemiyoruz. Bu yüzden geleceği çok parlak. Bunun farkında olan Banvit teknik kadrosu da sezon başında bir pozisyonu ona ve Tolga’ya emanet etmeye karar verdi.

Üzerinde bir baskı olacak ama bu röportajda tanıdığım Şehmus’a benim güvenim tam. Kendine olan güveni, doğallığı ve karakteriyle beni röportaj boyunca etkiledi. İşte karşınızda Banvit’in bir başka genç yıldızı Şehmus Hazer!

Klasik olacak ama ilk olarak basketbola nasıl başladığında ile başlayım. Okuduğum kadarıyla küçükken futbola çok ilgiliymişsin. Sonrası nasıl gelişti?

  • Basketbola arkadaşlarım sayesinde başladım. Arkadaşlarım basketbol oynamaya gidiyordu, fakat ben o zamanlar futbol oynadığım için basketbol pek ilgimi çekmiyordu. Onlar gidince, baktım ben tek kaldım, onların peşine takılmaya başladım. Batman’da bir kulüpte iki yıl oynadıktan sonra devam etmeye karar verdim.

Oldukça genç bir yaşta ailenin yanından uzaklaşıp Bandırma’ya geldin. Açıkçası o yaşta tanıdığım birçok kişi bunun zorluklarını fazlasıyla yaşadı. Ailenin yanından çıkıp bir şekilde o yaşta kendi sorumluluğunu aldın. Nasıl bir süreçti senin için?

  • Aslında öyle ama buraya geldikten sonra benim bile büyük olduğumu anladım çünkü benden daha küçük yaşta buraya gelenler oluyor. Zorlukları oldu tabii ama ben çabuk adapte oldum, bu yüzden de hemen alıştım. Burada herkes aile ortamı gibi olduğu için hiçbir sıkıntı yaşamadan geçti.

 

Geçen seneye geçersek; Rıdvan ile sen bir anda sezonun öne çıkan oyuncuları oldunuz. U18 yaş grubundan seni biliyorduk ama üst seviyede bu kadar erken kendini gösterebileceğini hiç tahmin etmemiştik ama özellikle deplasmandaki Nanterre maçıyla birlikte bütün tahminleri yıktın. Sen kendin sezon açısından ne düşünüyorsun?

  • Aslında sezon başında A takımda süre almayı düşünüyordum fakat başta rotasyona pek giremedim. O arada Kırmızı’da oynadım ve çalışmaya devam ettim. Uzun süre de bekledim. Sakatlar olunca bana şans geldi. Ben de o şansı iyi kullandım ve üstüne koymaya çalıştım. Sonrası da çığ topu gibi birbirini takip etti. 

Kendi adıma sen de en etkileyici bulduğum şey; sezgilerin. Yani bu yaşta sahada gördüğümüz gençlere baktığımızda hepsi belirli bir enerji ve istek sahaya koyuyor ama mesela senin topsuz cutlardaki sezgilerin bence çok özel ve bu oyun tecrübesinde çok gördüğümüz şeyler değil. Sen kendi oyununu nereye oturtuyorsun?

  • Garip ama akışına oluyor her şey. Ben de maç sonrasında düşünürken nasıl atıyorum ya filan diyorum da saha içerisinde hiçbir şey düşünmüyorum. İstemsizce, kendiliğinden ne oluyorsa o oluyor. Galiba, böyle bazen içime doğuyor. Şutta daha boş oluyorum ama içimden bir ses cut et diyor ve cut edince daha düzgün pozisyon karşıma çıkıyor. Bu açıdan sezgilerime güveniyorum.

 

Rekabeti ve hatta karşındaki oyuncuları kızdırmayı sevdiğini okudum. Geri adım atmayı da hiç sevmiyormuşsun. Karakterini sahaya yansıtmayı seviyorsun galiba. 

  • Başladığımdan beri böyleyim. Atamıyorum içimden. İstesem de olmuyor, geri adım atamıyorum. Sonuna kadar gitmek istiyorum. Karşımdaki oyuncuyla rekabeti girmeyi seviyorum. Daha güzel oluyor. Savunmada rakibe baskı yapınca onun sinirlenip bir şeyleri yapamamasını sağlamak bana daha iyi hissettiriyor.

Hazır oyunun üzerinden konuşmuşken; işin gelişim konusuna gelelim. Oldukça çalışkan bir oyuncu olduğunu duydum. Kendi oyununda geliştirmeyi düşündüğün kısımlar neresi?

  • Öncelikle fiziksel olarak gelişmem gerekiyor çünkü daha üst seviye için güçlü bir fiziğe ihtiyacım var. Onun dışında şutumu biraz daha özgüvenli atmak istiyorum. Daha çekinmeden, yüzdeli bir şekilde atarsam oyunumun daha da şekillenebileceğini düşünüyorum.

 

Banvit, Türk basketbolunda altyapı denilince ilk akla gelen kulüp. Üstelik ligde ve Avrupa’da belirli hedefleri olarak bunu yapıyorlar. Gelecek sezon sadece bu kulübün altyapısından yetişmiş oyuncularla mücadele edeceksiniz. Keza koçta gençlere 100 dakika süre vermeyi düşündüğünü söyledi. Bu üstünüzde bir sorumluluk yaratıyor mu?

  • Genç oyuncular için oynamak çok güzel bir şey. Kendi açımdan ise ben kendime zaten güveniyordum. Ahmet abiyle zaten daha önce de birlikte çalışıyorduk, onun gelmesi daha da iyi oldu. Gençlerin sadece savunma yapacağı bir takım değil de hücumda da sorumluluk alacakları bir takım oluşturduk. Enerjik bir takım olacağız. Sezona damga vuran, değişik bir takım olabiliriz.

Ahmet Gürgen ile Bandırma Kırmızı’da daha önce çalıştın. Şimdi Banvit’te birlikte çalışacaksın. Gelecek sezon senden neler bekliyor, konuştun mu?

  • İkimiz de birbirimizi tanıdığımız için, onun benden ne istediği belli. Öncelikle takım olarak savunmamızı yapacağız, ondan sonra hücumda sorumluluk alacağız.

 

Banvit altyapısı dışında çok fazla genç oyuncuların rahat süre alabildikleri bir ortam göremiyoruz. Bu konuda Banvit’in sana ne gibi avantajları var?

  • Burada gerçekten bir aile ortamı var. Herkesle samimiyiz. Herkesle abi-kardeş ilişkimiz var. Sahada da mesela koç ama aynı zamanda bir abi ilişkimiz de var. Bu da karşılık bir güven sağlıyor. Diğer kulüpleri bilmiyorum tabii ama duyduğum kadarıyla onlarda böyle bir ortam yok.

U20 Avrupa Şampiyonası’nda mücadele ettin. Geride kalan turnuva hakkında neler düşünüyorsun?

  • Değişik bir turnuva oldu. Şampiyon bile olabilirdik. Grupta bir maç kaybettik ama önümüz açıktı. Almanya’yı geçebilsek ilerleyebilirdik. Çeyrekte kaybettiğimiz için üzüldük tabii. Kendi açımdan ise ben daha iyi bir turnuva geçireceğimi düşünüyordum, bu yüzden performansımı yeterli bulmuyorum. 

 

Gelecek ile ilgili hedeflerine dönelim. Her oyuncunun NBA hayali vardır. Sen kendinle ilgili neler hayal ediyorsun?

  • Buraya ilk geldiğimde öncelikli hedefim A takımda süre almaktı. Ondan sonra EuroLeague oynamak ve arkasında NBA’e gitmeyi hayal ettim. NBA’e gidip gidemeyeceğimi bilmiyorum ama gidebilecek olsam bile EuroLeague’in tadına bakmadan gitmek istemiyorum.

Kendinle özdeşleştirdiğin ya da örnek aldığın bir oyuncu var mı?

  • Aslında yok ya. Avrupa ya da NBA’de kendimi kimseye benzetemedim. Diamantidis’i çok seviyordum ama o da basketbolu bıraktı. Şu anda kimse yok yani öyle benzettiğim ya da örnek aldığım.

EuroLeague’in tadını bakmak istediğini söyledin. Favori bir takımın ya da koçun var mı?

  • Taraftar açısından bakarsak Olympiakos çok güzel olur. Orada oynamak ve arkamda o taraftarı görmek isterdim. Koç olarak ise Obradovic var tabii ki. Herkes gibi ben de onunla çalışmak isterim. Onun dışında ise Jasikevicius’u merak ediyorum. Oyuncuların gelişimi konusunda çok başarılı. Arada, ne gibi katkılar sağlayabilir diye düşünüyorum.