Eurohoops : ''Banvit'ten Meydan Okumaya Devam''
Eurohoops : ''Banvit'ten Meydan Okumaya Devam''

Eurohoops Fırın, yeni sezon öncesi Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi takımlarının analizlerine devam ediyor. Sırada ise Bandırma’yla bütünleşen Banvit var.

Avrupa basketbolunun NBA karşısında son yıllardaki büyük eriyişi ve kıtanın genel ekonomik durumu takımların kadro planlamasını büyük ölçüde etkiliyor.

Ekonomik olarak güçlü birkaç takım dışında, Avrupa’nın hiçbir yerinde kadro istikrarı kelimesinin bir anlamı kalmazken takımlar neredeyse her sezon sıfırdan kadro kurmak zorunda kalıyor. Bu da Avrupa’da takımların her yazı kaotik bir şekilde geçirmesine sebep oluyor.

Fakat bu kaotik ortamdan kendilerini daha farklı bir şekilde korumayı başaran bazı takımlar var; Baskonia, Nymburk, Banvit gibi.

Bu takımlar Avrupa’nın en çok para harcayan takımları arasında değiller ama kendilerine bir istikrar oturtmayı başarmış takımlar. Hepsi bunu farklı yollar üzerinden yapıyor. Bizim yazımızın kahramanı Banvit ise bunu kendini herkes için güvenilir bir kulüp olduğunu göstererek başarıyor.

Bandırma ekibi, yıllar içerisinde yaptığı yatırımlarla Türk basketbolunda altyapı denilince akla gelen ilk takım. Bu yaz alt yaş milli takımlara 13 oyuncu gönderdiler. Fakat oyuncu çıkarmaktan da önemlisi Banvit, oyuncuların A takım seviyesine geçmesi için güvenli bir ortam hazırlıyor. Bunun da karşılığını ilk olarak sahada alıyor.

Fakat sadece kendi yetiştirdikleri oyunculara güven vermiyorlar, yabancı oyunculara da güven veriyorlar. Banvit son üç yılda üç oyuncuyu EuroLeague seviyesine çıkardı. EuroLeague’e gidemeyenlerin ise kariyerlerinde bir üst basamağa gitmesine yardımcı oldu. Yıllardır istikrarlı bir şekilde de bunu başarıyorlar.

Yani onlar istikrarı kadro üzerinden değil güvenli bir yapı üzerinden bizlere sunuyorlar. Böylece de son yıllardaki düşük bütçelerine rağmen sürekli bir şekilde meydan okumayı başarıyorlar.

Eurohoops Fırın ise bu sezon da meydan okumaya devam edecek olan yeni model Banvit’i sizler için inceledi. Hazırsanız, karşınızda Bandırma ekibinin takım kartı;

Yaz Dönemi ve Transferleri

Banvit, doğru ve güvenilir organizasyonu sadece oyuncuları için oluşturmuyor. Oyunun bir diğer ana parçası koçlarına da aynı ortamı sunuyor.

Avrupa’nın başarılı koçları; Orhun Ene, Dimitris Itoudis ve Saso Filipovski için Banvit, kariyerlerinin yukarıya doğru ivmelendiği yer. Üç koç da burada bir iz bıraktı ve Banvit’in doğru bir yapı kurmasına yardımcı oldu. Şimdi kulübün kurulmasından beri organizasyonda yer alan Ahmet Gürgen de sıra!

Bu yaz Filipovski ayrılınca Banvit, cesur bir karar alarak Ahmet Gürgen’i takımın başına getirdi. Koç Gürgen, kulübün ilk kurulduğu günden beri yapının içerisinde yer alan ve Banvit’in altyapı atılımında büyük rol oynayan bir isim. Kulübün altyapı merkezi Bandırma Kırmızı’yı da çalıştırdı. Banvit yönetimi de genç oyunculara bu kadar önem verirken onları buraya getiren ismi başlarına koymanın en doğrusu olduğuna karar verdi. Koç Gürgen de ilk basın toplantısında söyledikleriyle bunun genç oyuncular için doğru bir karar olduğunu gösterdi.

Koç Gürgen’in söyledikleri yaz döneminde havada kalmadı ve yabancı sınırının 5 oyuncuya düşmesinden sonra Banvit, yerli rotasyonunu ana merkezine koyan bir takım kurdu. Kısa rotasyonuna sadece iki yabancı alan Bandırma ekibi, üç numara pozisyonunu ise boşta bırakarak yerli oyuncularına süre verebileceği bir planlamaya gitti.

Dört numara rotasyonu için iki yabancıyla anlaşan Banvit, pivot rotasyonu için ise tek oyuncuyla anlaştı ve genç pivot Berke’nin süre alabileceği kadro oluşturmuş oldu.

Yıllarca hem milli takım hem de Banvit’te yaptıklarıyla Türk basketboluna önemli katkılar da bulunan Ahmet Gürgen, şimdi ise kariyerinin büyük sınavlarından biri verecek. Burada gençlerin gelişimini sürdürmeye çalışırken bir yandan da kulübün yarışmacı olma geleneğini sürdürmeye çalışacak ve tecrübeli koçun kariyeri için sahaya çıkacağı sezonda nasıl bir performans göstereceğini takip etmek oldukça heyecanlı olacak.

Banvit’in nasıl bir basketbol oynayabileceğini inceleyeceğiz ama önce gelin, transferleri sizler için notlandıralım.

Transfer Karnesi

Oyuncular hakkında uzun bir değerlendirme yapmak sizleri yorabileceği için onları karşınıza karne şeklinde çıkartmaya karar verdik. Sadece bu yazın en iyi transferi hakkında daha uzun bir değerlendirme bulacaksınız. Diğerleri için ise üniversitede olduğu gibi oyuncuların karşısında bir not ve küçük bir değerlendirme bulacaksınız.

Not: Oyunculara verilen notlar sadece yeteneklerine göre verilmedi. Özellikle yerli oyuncular piyasadaki değerleri ve takıma verebileceklerine göre değerlendirildi.

Alex Perez (B-): İyi bir pasör, takımı sürükleyebilecek bir oyun kurucu / Şutunu bulamadığı zaman oyundan düşüyor

Stefan Bircevic (C): Forvetten dış şut katkısı çok değerli / Oyunun diğer alanlarında tembel ve istikrarsız

Marcus Thornton (C-): İyi bir bitirici / Oyun bilgisi zayıf

Devin Oliver (D): Oyun içinde çeşitliliği fazla / Kadroya uyumlu değil ve oyununun temel noktası yok.

En İyi Transfer: Jordan Morgan (B+)

Banvit’in bu yaz dikkat çeken transferi geçen sezon Olimpija’da parlayan Jordan Morgan!

Kolejde Michigan forması giyen Morgan, kariyerinin ortasında büyük bir değişim yaşadı. Kolejde ve Avrupa’daki ilk yıllarında hücum yeteneklerini çok gösteremeyen Morgan, özellikle Yunanistan’daki sezonundan itibaren ise bu konuda kendine herkese kanıtladı.

Onu ilk izlediğinizde hem yapabildikleri hem de fiziksel olarak size bir EuroLeague efsanesini andırıyor: Mike Batiste!

Tabii ki Batiste kadar sert değil ya da yetenekleri keskin değil ama 2.03 boyuyla pota altında durdurulması çok zor bir hücum silahı. Hücumda hem sırtı dönük hem de yüzü dönük silahları var. Bir kere orta mesafeden ciddi bir şut tehdidi var. Hem geriye çekilip hem de sabit bir şekilde orta mesafeden sayı üretebiliyor. Bunun yanında oldukça iyi bir ikili oyun bitiricisi. Mobil bir uzun olmanın verdiği avantajı iyi kullanan Morgan, doğru açıdan devrilerek ikili oyun sonrası agresif bir şekilde bitirebiliyor. Bir pivota göre ayaklarını çok iyi kullanıyor ve geniş kalçasının da yardımıyla sırtı dönük olarak da hücumda önemli bir tehdit olabiliyor.

Üstelik doğru pozisyon alma ve sahayı çabuk koşma gibi özellikleri onun bütün bu özelliklerinin verimini artırıyor. Diğer yandan ribaund yeteneği açısında da Avrupa’ya geldiği günden beri kendini kanıtlamış birisi. Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde 2.3 hücum ribaundu ortalamasıyla ligde beşinci sırada yer aldı. Aynı isteği ve beceriyi savunma ribaundlarında da gösteriyor. Sahada olduğu anlarda takımının ribaundlarının %22.8’ini o çekiyor.

Hücum ve ribaund konusundaki yeteneğini bu sezon hem Şampiyonlar Ligi’nde hem de ABA Liga’da gösterdi. Şampiyonlar Ligi’nde 14 maçta 4 kez double-double yapan 26 yaşındaki oyuncu turnuva liderliğini paylaşırken ABA Liga’da ise 6 kez double-double yaparak yine lig liderliğini yakaladı.

Morgan’ın savunmadaki zaafları sebebiyle EuroLeague’de oynaması zor ama Banvit, kimsenin beklemediği Caloiaro’ya bile EuroLeague yaptırdı. Bu yüzden neler olacağını kimse bilemez.

Bu Takım Ne Oynar?

Banvit’in bu yaz oluşturduğu kadroya baktığımız zaman, yarı sahada iki yaratıcıyla oynayacak bir kadro planlamasına gittiklerini görüyoruz.

Geçtiğimiz sezon VTB’de iyi bir performans sergileyen Alex Perez, takımın ana yönlendiricisi ve lideri olacak. Tepede oynanan ikili oyun sonrası doğru oyuncuyu bulma konusunda oldukça başarılı. Üstelik Banvit’te Morgan gibi çok iyi bir ikili oyun bitiricisiyle oynayacak. Perez, sorumluluk alma konusunda da çekincesi olmayan bir isim. 25 yaşındaki oyun kurucu için bu büyük bir sınav. İlk kez kendini böylesine bir ligde deniyor fakat yetenekleri bu sınav için yeterli.

Sahadaki diğer yaratıcı ise Tolga Geçim olacak. Tolga, kendi yaş grubunun Avrupa’da en önemli yeteneklerinden biri. O fizik ile yapabildikleri her zaman görebileceğiniz şeyler değil. Fakat sakatlıklar yüzünden bir türlü kendinden beklenen patlamayı yapamadı. Bu sezon ise kontrat yılı. Banvit, Tolga’nın organizatörlüğüne daha önce de ihtiyaç duydu ama bu sezon bu artık bir ihtiyaç değil, gereklilik.

Avrupa’da ilk kez mücadele edecek olan Marcus Thornton ise gelişime açık bir oyuncu. Oyun bilgisi olarak Avrupa basketboluna çok uyumlu değil, bu yüzden topu eline vereceğiniz bir skorer olarak verimli olması zor ama Monaco maçındaki gibi bir bitirici olarak verim verebilir.

Kenardan gelen Rıdvan, Şehmus, Erkin üçlüsü ise Banvit’e hem büyük bir enerji hem de çeşitlilik getiriyor. Üç oyuncu da özgüvenli ve geçen sezon bile ligde fark yaratıyorlardı. Yeni sezonda ise kenardan gelerek Banvit’in daha hızlı tempoda oynamasını sağlayacaklar. Özellikle Şehmus’un bu sezon öne çıkan oyunculardan biri olacağını düşünüyorum.

Uzun rotasyonuna baktığımız zaman ise Bircevic ile Morgan’ın kadronun geri kalanıyla uyumlu tercihler olduğunu görüyoruz. Bircevic, Caloiaro ve Orelik gibi dışarıya açılıp dış şutlarıyla takımına yardımcı olmaya çalışacak. Morgan ise pota altı silahı olarak takımın en güvenilir hücum silahlarından biri olacak. Takımın diğer yabancısı Devin Oliver ise şu an için bir soru işareti. Onun gibi topu yere vurabilen bir oyuncu her takım da büyük fark yaratır ama Oliver’ın oyunundaki diğer problemler şu an için bunun verimliliğini sorgulatıyor.

Banvit’in uzun rotasyonundaki diğer yıldızları Berke ve Erxhan’ı için ise a seviyede kendilerini göstermek için önemli bir sınav olacak. Berke, geçen sezon rotasyonda üçüncü pivottu. Bu sezona ise Morgan’ın arkasında başlıyor ve önemli süreler alacak. Eğer pasaport sorunu çözülürse sahada olacak olan Osmani ise Banvit’e bambaşka bir seviyeye çıkartabilir.

Genel olarak baktığımızda Banvit, iki ana yaratıcı etrafında dönecek, enerjik bir takım olarak gözüküyor. Saha içinde oynayacağı basketbolun yanında kadronun genç isimlerini takip etmek bu sezon adına ligin en önemli zevklerinden biri olacak.

Takım Dizilişi

Oyun kurucu: Alex Perez – Rıdvan Öncel

Şutör guard: Marcus Thornton – Erkin Şenel

Kısa forvet: Tolga Geçim – Şehmus Hazer

Uzun forvet: Stefan Bircevic- Devin Oliver – Metehan Akyel

Pivot: Jordan Morgan – Berke Atar – Erxhan Osmani

Dertsiz Tasasız Olmaz!

Her kadronun sorunu vardır. “Dertsiz Tasasız Olmaz” bölümünde de bunlardan bahsedeceğiz.

Yaratıcı oyunculardan başlarsak; Perez ve Tolga’nın performansı kader noktası olacak. Perez daha önce Riga’da zaman zaman düşüşler yaşadı. Tolga ise bir türlü o patlamayı yapamıyor. Bu iki isimde yetenekli ama saha içerisinde istikrarlı bir şekilde performans sergilemezlerse Banvit hücumu üretmekte sorun yaşayabilir.

Devin Oliver transfer ise şu an aşamada ortada. Oliver yetenekli bir oyuncu ama pozisyon karmaşası içerisinde kalıyor. 3 numara oynayacak kadar ayakları hızlı değil. Dört numara için de oyununda fundemental problemler var. Sezon içerisinde büyük bir gelişim göstermezse şu aşamada yanlış bir transfer olarak gözüküyor.

Son olarak Osmani’nin pasaport sorunu çözülmezse, Banvit’in uzun rotasyonunda atletizm açısından problemi olacak. Geçen sezon İBB’de izlediğimiz Buva-Bircevic ikilisi hücumda iyi bir ikiliydi fakat savunmada aynı şekilde sorunlu bir ikiliydi. Bu yüzden Banvit’in uzun rotasyonunda Osmani gibi esnek ve atletik bir oyuncuya ihtiyacı var.

Hazırlık Maçlarının Günahı Olmaz

Banvit hazırlık döneminde çok fazla sakatlıkla boğuştu fakat buna rağmen şu ana kadar hazırlık döneminde iyi bir performans sergiliyorlar.

Karesispor ve Bahçeşehir Kolejini hazırlık maçlarında mağlup eden Banvit, Gloria Cup’ta ise daha ciddi rakipler karşısında iyi bir performans sergiledi ve turnuvayı üçüncü sırada sergiledi.

Hazırlık döneminde saha içine bakarsak; ilk olarak yerli oyuncuların geçen sezon yaptığı çıkışa devam ettiğini söyleyebilirim. Hem Şehmus hem de Rıdvan oynadıkları maçlarda etkiliydiler. Üstelik geçen sezon rotasyonda pek yer almayan Berke de CSKA karşısında etkileyici bir performans sergiledi.

Takımın yabancıları arasında ise Morgan’ın Efes karşısında Perez’ın ise CSKA karşısında performansı dikkat çekiciydi. Keza Bircevic de dört numarada o şut katkısını vereceğini gösterdi. Thornton, Monaco karşısında iyi bir bitirici performansı sergilese de genelde vasat kaldı. Devin Oliver ise şu anda takıma en uzak oyuncu. Amerikalı forvetin takım içinde rolü yok gibi gözüküyor.

  • Banvit-Karesispor: 82-62 (Metehan Akyel 19 sayı, Hazer Avcı 16 sayı)
  • Banvit-Bahçeşehir Koleji: 83-71 (Stefan Bircevic 12 sayı, Chris Babb 17 sayı)
  • Banvit-Monaco: 83-60 (Stefan Bircevic 16 sayı, Jarred Jones 17 sayı)
  • Banvit-CSKA Moskova: 71-76 (Berke Atar 18 sayı, Cory Higgins 17 sayı)
  • Banvit-Anadolu Efes: 84-82 (Jordan Morgan 18 sayı, Brock Motum 20 sayı)
  • Banvit-Anadolu Efes (21 Eylül)
  • Banvit-Darüşşafaka/Khimki (22 Eylül)
  • Banvit-AEK Atina (23 Eylül)
  • Banvit-TOFAŞ (26 Eylül)
     

En İyi / Kötü İhtimal Ne Olur?

Yazının içerisinde daha önce söylediğim ama bir kere daha belirtmek istiyorum. Banvit’i sadece gençlerin performansı için bile izleyebilirsiniz.

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nin normal sezonu izleyenlere çok fazla şey vaat etmiyor ama Banvit’in gençleri aynı durumda değil. Geçen sezon birçok maça etki ettiler ve onları sahada izlemek gerçekten çok keyifli oluyor.

Takımın durumuna dönersek, Banvit her şey iyi giderse bu sezon yine ligin baş altı takımlarından biri olur. Ligde yine playoff yapar ve duruma göre playoff’ta da yarı final görebilir. Bandırma ekibi, Avrupa’da ise en azından çeyrek finale kadar ilerler. Tolga’nın da patlama sezonu olur.

Kötü senaryoda Brezilya şirketiyle son senesini geçiren Banvit Basketbol, sezon sonu sponsorsuz kalır. Sadece Banvit için değil, Türk basketbolu için de bundan da kötü bir senaryo olamaz.