Basketfaul (İlker Yıldız) : ''Gururumuzsun Banvit''
Basketfaul (İlker Yıldız) : ''Gururumuzsun Banvit''

Türkiye’nin önde gelen basketbol sitelerinden basketfaul.com internet sitesinde Banvit'in FIBA Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final rövanş karşılaşmasında AS Monaco Basket'i 74-75 mağlup ettiği maçtan sonra İlker Yıldız tarafından kaleme alınan yazı şu şekilde :

Fransa’nın AS Monaco takımıyla oynanan, FİBA Şampiyonlar Ligi (Basketball Champions League) çeyrek final müsabakasında deplasmanda çok güzel bir oyun sonrasında alınan 75-74’lük galibiyete rağmen, takımımız elenmekten kurtulamadı. Rövanş maçında deplasmanda alınan bir farklı galibiyetimize rağmen, ilk maçta sahamızda 8 sayı (77-85) ile kaybetmenin dezavantajıyla maalesef elendik. Ancak ortaya konan oyun ve mücadele ile Banvit takımımız alkışı sonuna hak ediyor. Bu yıl Monaco’yu FİBA Şampiyonlar Ligi’nde kendi sahasında yenen ilk takım olması (Monaco’nun iki mağlubiyetinin diğeri Pınar Karşıyaka’ya karşı) da ayrı bir gurur kaynağımız oldu. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yılda ülkemizi Avrupa Kupalarında başarıyla temsil ettiler. Başarıyla temsil etmenin yanında, altyapıdan yetiştirdikleri genç oyunculara da özellikle son maçlarda sıkça süre verdiler. AS Monaco ile oynanılan FİBA Şampiyonlar Ligi çeyrek final maçında genç oyuncularımız; Rıdvan Öncel (15:57 dakika, 4 sayı, 4 ribaund ve 2 asist) ve Şehmus Hazer (19:46 dakika, 9 sayı, 2 ribaund, 1 asist ve 1 top çalma) de ciddi süre ve sorumluluklar aldılar. Her iki oyuncumuzda özellikle 2018 yılı başından itibaren, Banvit takımımızın hem lig hem de Avrupa Kupa maçlarında ana rotasyona girmeyi başardılar.

Banvit uzun yıllardan beri planlı bir şekilde devam ettirdiği projelerle, yetenekli yerli genç oyuncularımıza yatırım yapıyordu. Ancak bu yıl, ana rotasyona giren genç yerli oyuncu sayısının artması ile yapılan yatırımın karşılık bulacağını da herkese ispatlamış oldular. Pekâlâ, ispatlamış oldukları aslında nedir?

Bu sorunun cevabı belki de ilerleyen zamanlarda daha iyi anlaşılacak ama özetle söylemem gerekirse: Basketbolda altyapı adına sabırla çalışır, doğru işler yapar ve kulüp felsefesi olarak bu işe ciddiyetle eğilirseniz (futbolda Altınordu FK gibi) Türk gençlerinin neler yapabileceğini de görebilirsiniz. Banvit kulübü, son olarak Anadolu Efes’in Türk basketbolu adına yaptığı oyuncu yetiştirme sorumluluğunu günümüzde devralmış durumda. Keşke Banvit kulübümüz gibi, gerçek anlamda bir politika belirleyerek genç oyuncular yetiştiren kulüp sayımız artsa.

Umarım diğer birçok basketbol kulübümüzde Banvit kulübümüzü örnek alır ve yarışmacı kulüp olmaktan ziyade oyuncu yetiştirme anlayışını benimserler. Çünkü varoluşsal anlamda bir kulüp felsefesi olmayanların, uzun müddetli kalıcılıkları ve Türk basketboluna da katkıları olmaz.

Banvit kulübümüz, Türk basketbolunun sadece bugününe değil, gelecek kırk elli yılına da damgasını vurmuştur. Çünkü lig ve Avrupa Kupalarında elde edilen şampiyonluklar unutulur ama yetiştirilen oyuncular unutulmaz.

Yalçın Granit ve Mehmet Baturalp denildiğinde ilk akla nasıl Darüşşafaka kulübü geliyorsa; Emir Turam ve Orhun Ene denildiğinde Eczacıbaşı, Murat Konuk denildiğinde TOFAŞ, Mirsad Türkcan ve Hidayet Türkoğlu denildiğinde Anadolu Efes, Hüseyin Beşok ve Furkan Aldemir denildiğinde Pınar Karşıyaka, Harun Erdenay ve Erman Kunter denildiğinde İTÜ, Mehmet Okur denildiğinde OYAK Renault, Ömer Büyükaycan ve Doğuş Balbay denildiğinde Fenerbahçe, Kerem Günlüm denildiğinde Ankara Şekerspor, Can Akın denildiğinde Yeşilyurt, Ömer Onan denildiğinde Mersin Çukurova, Evren Büker denildiğinde Yeşimspor, Furkan Korkmaz denildiğinde Basket34 gelmektedir. Bu liste uzayıp gider. Ama dikkat ederseniz bu listede yer alan kimi kulüplerin profesyonel liglerde artık esamesi dahi okunmazken, yetiştirdikleri üst düzey basketbolcularla hep hatırlanmaktadırlar. Bir kulübün kalıcılığı sadece parkede alınan kupalarla değil, daha da önemlisi yetiştirdiği nitelikli sporcularla ölçülmelidir.

Basketbolun içinde olanların çoğuna şu yıl kim şampiyon oldu diye sorsanız, hatta son on yılın Basketbol Süper Ligi şampiyonlarını sayın deseniz bir çırpıda sayacak kişiyi bulmakta dahi zorlanacaksınızdır (kendimde dâhil). Ama aynı kişilere, üst düzey ve özellikle de A Milli Takımlarımızda oynayan oyuncuların yetiştiği kulüpleri sorsanız, çoğu çok rahatlıkla üç aşağı beş yukarı bu kulüplerin isimlerini söyleyeceklerdir. Çünkü asıl emek, altyapıdan nitelikli oyuncu yetiştirmededir. Neticede değerli olan kupa değil, insandır.

Liglerimizde şuan Banvit altyapısından yetişmiş yüzlerce oyuncu var. Ülkemizde basketbol alanında üst düzey genç oyuncu yetiştirme bayrağını şimdilerde Banvit aldı. Tıpkı geçmişte Darüşşafaka, Eczacıbaşı ve Anadolu Efes’in genç oyuncu yetiştirme sorumluluğunu üstlendikleri gibi. Yazımın başlığı olarak “Gururumuz Banvit”i yazmamdaki birinci öncelik, sadece FİBA Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde AS Monaco karşısındaki mücadele değildi.

Asıl birinci öncelik, biri 1997 diğeri 1999 doğumlu iki genç Türk oyuncusuyla Avrupa Kupalarında çeyrek final maçı oynayıp, kazanılabileceğini de göstermeleriydi. Türkiye Basketbol 1. Liginde yer alan pilot takımları Bandırma Kırmızı’da oynayan birçok genç de tıpkı Şehmus Hazer, Rıdvan Öncel ve Tolga Geçim gibi Banvit’te oynamak için sıra bekliyorlar. Çok yakında Eray Akyüz, Erxhan Osmani, Sedat Ali Karagülle ve diğer birçok gencimize de sıra gelecektir.

Kısacası Banvit ile Türk basketbolu adına gurur duyuyorum ve yeni Türk genç oyuncularını izlemek için de sabırsızlanıyorum.

Banvit kulübümüzün başta yöneticileri olmak üzere; altyapı antrenörlerine, A Takım teknik kadrosuna, oyuncularına ve malzemecisinden emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliyorum. Türk basketbolu sizinle gurur duyuyor.

Her şey Türk basketbolu için.