Basketfaul (Necip Kapanlı) : Gençler Ligi'nde maç kazanmak mı önemli, oyuncu mu?
Basketfaul (Necip Kapanlı) : Gençler Ligi'nde maç kazanmak mı önemli, oyuncu mu?

Türkiye’nin önde gelen basketbol sitelerinden basketfaul.com internet sitesinde Necip Kapanlı’nın Gençler Ligi ile ilgili olarak kaleme aldığı yazı şu şekilde :

Sitedeki yorum bölümünü fikir tartışmasına zemin oluştursun diye koymuştuk ama maalesef çok büyük çoğunluk ismi geçen kim varsa nicklerle karalamak için kullanmaya çalışıyor. Biz buna izin vermeyince de "hiç demokratik değilsiniz." eleştirisiyle karşılaşıyoruz. Eğer olumsuz görüşlerinin nedenini yazıyor olabilseler bir değer taşıyabilir ama bunun dışındakiler sadece bel altından vurma amacı güdüyor. Biz de buna izin vermiyoruz. Siteyi korkaklıkla itham edenler keşke yorumlara gerçek isimlerini yazabiliyor olsalar... Bunların büyük bir bölümü de camianın içindeki kişiler... Bunu anlayabiliyoruz.

 

Şunu görüyoruz ki genelde Türk insanının Türklere, taraftarların diğer kulüplere en ufak bir hoşgörüsü yok. Buna karşılık alabildiğine bir yabancı hayranlığı... Siz hiç bir Sırp'ın araları çok iyi olmasa da başka bir Sırp'ı yerden yere vurduğunu gördünüz mü? Birbirlerini öyle iyi korurlar ki...

 

TBF'nin yeni uygulamaya koyduğu BGL (Basketbol Gençler Ligi) için de birçok olumsuz ama içi boş yorum aldık. "Ne yani Gençler Ligi mi Türk Basketbolu'nu kurtaracak?" diye başlayanlardan, "Bizim için Milli Takım değil kulüp takımının başarısı önemli" diyene kadar... Biz ise kulüplerle birlikte milli takımın başarısından yana sevdalı olan taraftayız. 


Gençler Ligi elbette tek başına Türk Basketbolu'nu şahlandırabilecek bir organizasyon değil ama projenin bir parçası... Bir diğer parçası gelecek sezon uygulanacak Gelişim Ligi olacak. Tabii ki bunlar da yetmeyecek ve TBF'nin alacağı diğer kararları bekleyeceğiz. 


En önemli konu ise altyapılarda bilgili antrenörlerin görev alması ve yönetimlerin doğru beklentiler içine girmesi. Eğer yönetimler önceliği oyuncu yetişmesinden çok genç takımın alacağı derece olarak belirlerse bu ligden sağlayacağımız yarar düşük düzeyde kalır. Bu konu bizim için ciddi bir endişe kaynağıdır.


Banvit altyapı organizasyonunun mimarlarından Ahmet Gürgen'in şu sözleri kulaklarımızda: "Balıkesir'de yarışabileceğimiz bir lig ve denk rakipler olmadığı için oyuncularınızın maç eksiği olduğu muhakkak ancak bizim de şöyle bir avantajımız var: Rakibe dönük çalışma yerine fundamentale ağırlık vererek daha donanımlı oyuncular yetiştirebiliyoruz."

Genç takımlar hafta sonu oynayacakları maçı kazanmak için rakiplerin setlerini çözmekle günlerini geçirirlerse yazık ederler. Elbette buna ayıracakları bir zaman da olabilir ama oyuncunun gelişimini sağlayacak çalışmalardan ödün vermemek koşuluyla... 


Bugüne kadar altı, hatta devşirmeyle birlikte yedi yabancıyla başarılı sonuçlar elde eden ancak gerçekte Türk basketbolcusuna hiçbir yararı olmayan kulüpler yeni kurdukları genç takımlarıyla ilk sezon ezilebilirler. Bunu önemsememek lazım. Şuna inanıyorum ki gelecek yıllarda bu makas daralacak ve onlar da oyuncu yetiştirmeye başlayacaktır.


Bugün itibariyle Türk Basketbolu birkaç kulübün üzerine yıkılmış durumda. Başta Fenerbahçe, Banvit, TOFAŞ, Anadolu Efes olmak üzere 5-6 kulüp de altyapıyla ilgilenmemiş olsa Ürdün basketbolundan farkımız olmazdı. Bu kulüplere teşekkür borçluyuz ve gelecek yıllarda birçok başka kulübe de teşekkür etmek istiyoruz.