Semih Tuna (Eurohoops) : ''Banvit Başarısız Değil, Mağlup.''
Semih Tuna (Eurohoops) : ''Banvit Başarısız Değil, Mağlup.''

Semih Tuna'nın Eurohoops internet sitesinde Banvit'in FIBA Şampiyonlar Ligi ikincisi olduğu maçtan sonra kaleme aldığı yazı şu şekilde :

''İki maç, iki sonuç, yüzlerce duygu. Ama en çok, gurur. Banvit’in mücadelesine yerinde şahitlik eden bir gazeteci ve (bu kez daha çok) basketbol severden turuncu yeşillilere kocaman bir teşekkür.

Mağluplar, başarısız olmayanlardır.

Mağlubiyet, bize mücadeleyi savaşarak kaybettirir. Başarısızlık ise mücadele etmemize bile izin vermez.

Mağlubiyet, çok arzuladığımız bir şeyi beceremediğimizde karşımıza çıkar. Başarısızlık ise hayal kurmamıza bile izin vermez.

Mağlubiyet, yeni bir mücadeleye giriştiğimizde son bulur. Başarısızlığın ise sonu yoktur, bir maç, bir olay değil, bir durumdur.

Mağlubiyet, bütün korkularına rağmen coşku ve inançla yaşayanlar içindir.

Mağlubiyet, yürekliler içindir. Kaybetmekten şeref, kazanmaktan ise mutluluk duymak yalnızca onlara özgüdür.

Tenerife’de geçen dört günün sonuna evime geri geldim. Bu satırlar, maçın bitmesinin ardından üzüntü ve gurur içinde yazılıyor.

Monaco

Monaco, açık alanı bulduğu zaman Avrupa’da izlemesi en keyifli takımlardan birisi. Turnuvanın açık ara en atlet kısa rotasyonuna sahip ekibi. İlk yarı istediklerini yaptılar. İkinci yarıda tempoyu olabildiğince düşürmek ve sete bırakmak Banvit’in istediği şeydi. Kontrolü ellerine alıp son 12 dakika Monaco’yu ezip geçtiler.

Avrupa’da Jordan Theodore gibi birebir oynayan oyuncu sayısı muhtemelen iki elin parmaklarını geçmez. Böyle bir patlayıcı güce sahip olup bitirirken bu kadar dengeli olmak… O yüzden Euroleague’in en büyük takımlarıyla ismi geçiyor, o yüzden artık ‘kazanan’ olmaya doğru demir almaya başladı.

Tenerife

Hak ettik mi? Emin değilim. Tüm sezonun en kötü hücum gecelerinden birisi dün akşama denk geldi. Tenerife, Banvit’in 2 dakika üst üste iyi oynamasına izin vermedi. Ama Banvit başarısız olmadı. Mağlup oldu. Avrupa’da taraftarın saygısını bu denli kazanmak imrendirici. Maç sonrası Santiago Martin’de tüm seyirciler ‘Banvit’ diye bağırırken tüylerim diken diken oldu.

Banvit istediği sonucu alamadı, ama istediği şeyi aldı. Kupalar kazanılır, kaybedilir. O kupanın üzüntüsünü yaşamak için önce finallerde olmak gerekiyor. Banvit, bir şeyler inşa ediyor. Altyapısı ve A takımıyla yıllardır Türkiye’nin en istikrarlı kulübü, gerekeni alacak. Bu istikrar devam ettiği takdirde gelecek başarı, pastanın üzerindeki çilek olacak.

—–

Bu küçük şehrin incisi, Türkiye’nin gözbebeği Banvit, kendisine inanan bir kitle yarattı. 200 bin ve Türkiye’nin nüfusu ne kadarsa… Siz söyleyin.

Bu küçük şehrin büyük takımı, Jordan Theodore gibi bir star çıkarttı.

Bu küçük şehrin lideri Saso Filipovski, Avrupa’nın elit koçları arasında yer aldığını kanıtladı.

Filipovski, Furkan Korkmaz gibi bir yeteneğin tekrar ışıl ışıl parlamasını sağladı

Bu küçük şehrin değerli yöneticileri, altyapıda senelerdir başarıdan başarıya koşuyor, Türk basketboluna genç yetenekler kazandırmaya devam ediyor. Edecek de.

Bu küçük şehrin dev adamları, ‘kazanan’ takım kültürünü tüm şehre yavaş yavaş şırınga ediyor.

Bugün olmadı… Fakat yarın olmayacağı anlamına gelmiyor.

Teşekkürler Banvit.

*Başta Banvit GM’i Turgay Zeytingöz ve Başkan Özkan Kılıç olmak üzere, tüm Banvit ekibine Tenerife’deki yardımlarından ötürü teşekkür ederim.