İsmet Badem : ''Türkiye Kupası'nın Sahibi Banvit.''
İsmet Badem : ''Türkiye Kupası'nın Sahibi Banvit.''

Basketbol yazarı ve yorumcusu İsmet Badem'in Banvit'in Türkiye Kupası final maçında Anadolu Efes'i 66 - 75 mağlup ederek Türkiye Kupası Şampiyonu olduğu maçtan sonra kaleme aldığı yazı şu şekilde :

Bu onur tartışmasız BANVİT ve ANADOLU EFES’in. Türkiye’de 14 takım arasından sıyrılarak final oynamak her babayiğidin hakkı değil! Başkan, yönetici, seyirci baskısı furyasından çıkıp, iki müessese takımının final oynamayı hak etmesi ülkemiz için önemli bir olay. Takımların her yenilgide hakemlere bahane bulması çok modadır bizde. Nedense her şikayetin bir ucu bana kadar uzanır. Hidayet Türkoğlu Federasyonu göreve geldiğinden beri kulağıma, hakem şikayeti gelmedi desem yeridir. Bazı ufak tefek hatalar “kadı kızında da bulunur!” DERKEN BU MAÇIN SONUNDA VERİLEN KARARLARDA NASIL BİR İSTİKRAR OLDU ANLAYAMADIM! Televizyon göstermedi! Yorumcu söylemedi! Hem de hiçbir şey! Ve kör kör gözüne yazmak durumundayım. Avrupa’da “kupaların efendisi Obrodovic” ile birlikte adı zirveye tırmanan Fenerbahçe, Bu kupanın oyuncu ve Koç olduğunda yabancısı olmayan, Ufuk Sarıca’lı Beşiktaş ve şartlar ne olursa olsun final hatta şampiyonluk iddiasını yitirmeyen, Ergin Ataman ve Galatasaray ortalıktan çekilip kupayı: BANVİT ve ANADOLU EFES’ten birine bıraktılar.

Salon Türkiye Kupası finalini ve basketbolu izlemek için gelen basketbol severlerle doluydu. Evet çok patırtı, tezahürat yoktu. Yer gök inlemiyordu ama hak edenlerin finalini izlerken basketbol adına çok güzel hareketler izledik. Maç başlamadan yapılan tahminler, iddaa gibi tahminler hep Efes’ten yanadır, diye düşünüyorum. Ancak BANVİT tüm tahminlerin ötesinde tabiri caiz ise: “çok sert ceviz çıktı, oynadığı basketbol ile sadece finali değil, şampiyonluğu hak eden oyunu ile alkışı hak etti.” Komutan Theodore, öyle iyi yönetti ki, arkadaşlarını hiçte kolay teslim olmayacak gibi, maçı kazanmaya oynamaya başladı. Devre bittiğinde Efes 2/10 üçlük atarken BANVİT savunması müthiş başarılıydı. 32/38 devre biterken soyunma odasına BANVİT önde gitti.

Theo (19 sayı), Tolga, Orelik (17 sayı),  Kulig (12sayı) Champpell (11 sayı) Muric, Vidmar (11 sayı) ile çok iyi mücadele ettiler. Derin kadro ve Doğuş gibi “savunma bakanı” bulunan Efes’te Heurtel (6 sayı), Dounston (12 SAYI), Brown (25 sayı), Honeycutt (12 sayı) Granger derken, bir türlü Efes BANVİT’in inadını ve direncini kıramadı. Hayal etmek, istemek ve bunun peşinden koşmak. Theodore öyle bir oyun sergiledi ki, hem yerli, hem Kızılderili, hem de yabancı oyunculara örnek oldu! Bir saniye yorulmadı, “aman, yoruldum, uf oldu” diye mızmızlanmadı! Kim savunursa savunsun o bildiği basketbolu oynayarak, BANVİT’in Türkiye Kupasının kulpunun bir ucundan tutmasını sağladı. 44/52 üçüncü çeyrek bitti. Efes hala maçı alacak hamleleri yapamadı. Çünkü buna BANVİT müsaade etmedi.

Son zamanların en iyi EFES’i hem savunmada, hem hücumda sadece Türk değil, Euroleague’de ki, rakiplerine kan kusturan Efes bol miktarda “patinaj” yaptılar! Theodore milyon dolarlık oyun kurucuların pabucunu resmen dama attı! Düşünün maçın bitimine 6 dakika var. Ve Efes 48 sayıda kalmış! Efes cephesinde, “top kimde ise o potaya gidecek! Tam bir sokak basketbolu. Taktik, tuk tuk! Havagazı! Furkan çok iyi savunma yaparak, eski takımına bela olurken, yeni takımına hayat verdi. Bu anlarda Theo çok yoruldu, yoruldu da, bitiremediler! Theodore topu her eline aldığında, Efes çemberi büyük tehlike atlatıyor. Doğuş iyice sıkıştırmaya başlasa da, ilk kez bu kadar çaresiz kaldı. Tolga topu getirdikçe, süre kaybı yapan BANVİT hücumda zorlandı.

İki takımda tüm enerjilerini sahaya yansıtırken, kupanın kime gideceği belli değildi! Bilinen tek şey BANVİT çok daha fazla istiyordu. Ve isteyenin dileği oldu. Son dakikalarda, hakem hataları var mı? bunları ekrandan tespit etmemiz mümkün değildi! Çünkü yayın buna müsaade etmedi. Yorumcularda “lay lay” yapınca, gözlerinin önündeki pozisyonlarda bile kimin haklı olduğunu söylemediler! “HİÇ BİR AŞK BÖYLESİNE BİRBİRİNE KAVUŞMAK İÇİN MÜCADELE ETMEDİ. Bir tek Theodore hem Heurtel’i hem Granger’i tabiri caiz ise denize döktü! Doğru söylemek gerekirse: BANVİT direnir ancak “Heurtel , Dunston, Granger ve Brown bir yolunu bulur maçı alır.” Diye düşündüm ancak, dakikaların tamamı BANVİT lehine geçildi. THEODORE 38.18 dakika oyunda kalarak, bir final maçında tarih yazdı. Finali ve kupayı hak eden BANVİT kariyerinin en önemli kupasını kazanırken yine ben, sezon başından beri söylediğim sözde ne kadar haklı olduğumu gördüm.

BANVİT yıllardır “halktan aldığını halka veren, bunun karşılığında basketbol sevgisini koskoca bir bölgeye yayan BANVİT mütevazı bütçesi ile hak ettiği kupayı kazandı. Tebrik ediyorum, Yönetimi ve yıllardır büyük emek vererek, gecesini gündüzüne katan Başkan Özkan Kılıç ve onunla omuz omuza mücadele eden Turgay Çataloluk ve arkadaşlarını kutluyorum. Kupanız hayırlı olsun Özkan Başkanım.