Bekir Yusuf Alpay imzalı Hürriyet'te bugün çıkan haber : ''İyi antrenörler, iyi transferler, iyi son
Bekir Yusuf Alpay imzalı Hürriyet'te bugün çıkan haber : ''İyi antrenörler, iyi transferler, iyi son

Hürriyet.com'da bugün çıkan Bekir Yusuf Alpay imzalı haber aşağıdaki gibidir :

Bekir Yusuf Alpay, Spor Toto Basketbol Ligi'nin başarılı ekibi Banvit'i mercek altına aldı... "Bu sezon, gerek hücum planındaki çeşitlilik gerekse Theodore gibi güvenilir bir parçanın yanında Orelik'in de önemli bir hücum merkezi olarak tanımlanması Banvit'i kaliteli bir hücum takımı haline getirdi. Banvit'in oynadığı basketbolu fazlasıyla keyifli kılan ve sezon başından 2017 yılına kadar geçen süreçte Filipovski'yi en başarılı başantrenör yapan ana faktör Banvit'in her hamlede birden fazla kapı açan bu hücum düzenine sahip olması."

Banvit'in Saso Filipovski'yle anlaşması 2016 Haziran'ının, resmi sözleşmenin imzalanması ise 2016 Temmuz'unun sonlarını buluyor. Jeremy Chappell, Jordan Theodore, Gediminas Orelik, Edo Muric, Damian Kulig transferlerinin resmiyet kazanması da temmuz sonu ağustos başı arasına sıkışıyor. Bütün bunlar Banvit'in oynadığı basketbolla birlikte değerlendirildiğinde yapılan her transferi, baştan kurgulanmış bir planın uygulaması olarak tanımlamak mümkün. Zira Banvit 5 yeni yabancı ve henüz üçüncü ayını doldurmadığımız sezonda Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin en oturmuş basketbolunu oynayan takımı olmayı başardı.

Hücumda Filipovski nadiren tekleyen bir makine oluşturdu. Her bir parçanın birbirini tamamlıyor olması bunda ana faktör. Theodore çok özel bir delici ve bu özelliğini gerek yerleşmiş gerekse henüz yerleşimini tamamlayamamış savunmalar karşısında, kısacası oyunun her anında kullanabiliyor. Güvenilir de bir karar mekanizması aynı zamanda. Bu, büyük bir lüks. Ancak etrafı doğru tamamlanmadığı sürece etkinliğini düşürmek imkansız değil.

HER ADIMDA YENİ OPSİYON

Filipovski'nin yaptığı; topsuz hareketleri birbiriyle bağlantı içinde yapan, her daim bir sonraki adımda opsiyon üretebilmeyi amaçlayan ve üç sayı tehdidini sürekli rakip savunmanın ensesinde hissettiren bir hücum mekaniğiyle bu mükemmel deliciye rahat edebileceği bir oyun alanı oluşturmak. Aslında sadece Theodore'a değil, her parçaya.

Halihazırda Banvit, Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde ve FIBA Şampiyonlar Ligi'nde oyuncularına en geniş hareket alanını sağlayan takımlardan biri, hatta BSL'de bu alanda ligin en iyisi olduğunu söyleyebiliriz.

Banvit'in hücum planında şutörlerin topsuz hareketler üzerinden beslenmesi büyük önem taşıyor. Hücumların sıklıkla iki şutörün pota altından farklı kanatlara yaptığı topsuz koşularla başladığını görmek mümkün. Bu koşular genellikle Muric, Chappell ve Can Maxim tarafından yapılıyor ve mutlak suretle koşu istikametinde konuşlanmış Vidmar ve Orelik'in perdeleriyle destekleniyor. Bu perdelerin ardından Vidmar potaya yakın pozisyon alırken Orelik, perde sonrasında zaman zaman üç sayı çizgisine açılıyor, zaman zaman da yüksek post'ta ikinci bir hücum merkezi olmak adına sırtı dönük pozisyon alıyor.

Bu plan, şutörlerin hareket halinde topu alıp yüksek yüzdeyle şut atabiliyor olmaları nedeniyle doğrudan sonuç verebiliyor. Banvit FIBA Şampiyonlar Ligi'nin en çok üç sayı isabeti bulan dördüncü takımı örneğin. Bununla birlikte Chappell de Muric de topla hareketli buluştuktan hemen sonra yönlerini potaya çevirebiliyorlar. Bu konuda eşsiz yetenek değiller fakat hücum planının verdiği geniş alan, daha düşük bir seviyenin yetersiz olmasına engel olabiliyor.

BİRDEN FAZLA HÜCUM MERKEZİ

Banvit'in en büyük doğrularından biri 2015-16 sezonunda yaptığı gibi tek hücum merkezi üzerinden sezon geçirme yanlışına düşmemesi. Geçen sezonun önemli bir bölümünü sadece Courtney Fortson gibi güvenilirliği düşük bir oyuncu merkezine hapsolarak geçirmişti Banvit ve bu tembel plan yürümemişti. Bu sezon, gerek hücum planındaki çeşitlilik gerekse Theodore gibi güvenilir bir parçanın yanında Orelik'in de önemli bir hücum merkezi olarak tanımlanması Banvit'i kaliteli bir hücum takımı haline getirdi.

Orelik topsuz koşularla boş şutları kovalayarak önemli bir tamamlayıcı olabildiği gibi sırtı dönük oyunlar üzerinden kullanışlı bir hücum merkezine de dönüşebiliyor. Şüphesiz Orelik'in halihazırda Avrupa çapında elit bir hücum merkezi olduğu söylenemez; ancak dediğim gibi kaliteli hücum planı daha düşük bir seviyenin yetersizliğini kamufle ediyor Banvit'te.

Banvit, Orelik'in sırtı dönük oyunu üzerinden kurguladığı hücumları akışın içinde kullanmaya gayret ediyor. Yani pek çok takımın düştüğü yanlışın aksine topu, sırtı dönük oynayan oyuncuyla buluşturduktan sonra değil, öncesinden başlıyor aksiyonlar. Bu şu demek; Orelik genellikle toplu Banvit kısasına yaptığı perdeden sonra sırtı dönük pozisyon alıp besleniyor. Orelik'in perdesi sırasında Banvit kısaları mutlaka topsuz hareketlere başladığı için pas opsiyonları, top Orelik'in eline geçtikten çok sonra oluşmuyor. Bu da zaman kaybı ve olası tıkanıklıkların bertaraf edilmesi demek.

PERDELERİN AMACI BEŞ OYUNCUYU DA TEHDİT HALİNE GETİRMEK

Hem Vidmar'ın hem de Orelik'in perdelerinden sonra bu ikilinin de diğer oyuncuların da yapacakları işler kesin hatlarla çizilmiş. Amaç çok amaçlı olarak yapılan perdelerin devamında bütün oyuncular üzerinden rakip savunmalara tehdit yaratabilmek. Yani Banvit hücumu Theodore'un topla potaya gitmesi, Vidmar'ı beslemek veya Orelik'in sırtı dönük oyunu üzerinden üretmeyi amaçlıyor olabilir. Ancak oyunun akışı içerisinde yeni bir yol açılıyor olmalı. Felsefe bu.

Muric'in her maçta biraz daha tehditkar hale gelen potaya katları, rakip savunmanın yerleşiminin bozulması neticesinde kısalar için penetre yapacak koridorun oluşması gibi.

Banvit'in oynadığı basketbolu fazlasıyla keyifli kılan ve sezon başından 2017 yılına kadar geçen süreçte Filipovski'yi en başarılı başantrenör yapan ana faktör Banvit'in her hamlede birden fazla kapı açan bu hücum düzenine sahip olması. 

Tüm bu olumlu analizlerin yanında Banvit'in olumsuz tarafları da var mutlaka. Zira Avrupa'nın en iyi takımı vs. değiller. Chappell'in topsuz koşu yapan kısaları kaçırıyor olması, Theodore'un savunmadaki mecburi rolanti halinin zaman zaman ikili oyun savunmalarında tembellik olarak yansıması, bu sebepten ötürü ikili oyunlarda Vidmar'ın fazla yukarılara açılmak zorunda kalması nedeniyle devrilen uzunu daha süratli besleyebilecek takımlar karşısında düşülmesi muhtemel zorluklar yahut 4 numarada kullanılan Orelik'in gerek çabuk gerek daha fizikli eşleşmeler karşısında yaşayacağı muhtemel zorluklar, Kulig'in 5 numarada oynadığı bölümlerde ikili oyun ve çember savunmasında yaşanan zorluklar.

Ortada henüz en üst seviyede test edilmemiş olmasına karşın kalite kokan bir basketbol var ve yapılan değerlendirmeler sonucunda kredinin, Filipovski'nin oluşturduğu bu sağlam düzene verilmesi gerekliliği şart. Peki Furkan Korkmaz-Can Maxim Mutaf takasının bu düzen üzerindeki etkisi ne olur? Bir sonraki yazıya.